Kedi Boncuk, yaşlı bir cadıdan birkaç şişe sihirli iksir satın almış. Cadının öğrettiği yöntemle bu iksirleri karıştırıp türlü türlü rüyalar hazırlamış ve ormanda küçük bir rüya dükkânı açmış.
Dükkânın kapısına da büyük bir tabela asmış:
“Rüya Dükkânı – İstediğin Rüyayı Seç!”
Bir gün sincap tabelayı fark etmiş. Merakla kapıyı aralayıp içeri bakmış.
“Rüya mı satıyorsun? Gerçekten var mı böyle bir şey?” diye sormuş.
Kedi Boncuk gülümseyerek cevap vermiş:
“Elbette var. Rahatlatıcı rüyalar, eğlenceli rüyalar, komik rüyalar, hatta biraz korkutucu rüyalar bile bulunur.”
Sincap heyecanlanmış.
“Öyleyse bana eğlenceli bir rüya ver!”
Kedi Boncuk, sincaba küçük bir şişe uzatmış.
“Gece yatarken kapağını açıp yatağının yanına koyman yeter.” demiş.
Sincap şişeyi alıp evinin yolunu tutmuş.
O gece rüyasında büyük bir ağacın altında salıncakta sallandığını görmüş. Salıncak giderek yükselmiş, yükselmiş… sonunda beyaz bulutların arasına kadar ulaşmış. Sincap bulutların üzerinde zıplamış, kahkahalar atmış. Öyle eğlenmiş ki sabah uyandığında yüzünde hâlâ bir gülümseme varmış.
Kısa süre sonra tilkiyle minik tavşan da bu tuhaf dükkânı duymuş. Merakla kapıdan içeri girmişler.
“Rüya mı satıyorsun gerçekten?” diye sormuşlar.
Kedi Boncuk başını sallamış.
“Evet, her çeşit rüya var.”
Tilki biraz düşünmüş.
“Son zamanlarda hep kabus görüyorum. Bana rahatlatıcı bir rüya iyi gelir.”
Minik tavşansa heyecanla şöyle demiş:
“Ben hiç rüya görmüyorum. Bana korkutucu bir rüya ver!”
Kedi Boncuk ikisine de birer küçük şişe uzatmış.
“Gece yatarken kapağını açıp yatağınızın yanına bırakmanız yeterli.”
Ertesi sabah ikisi de tekrar dükkâna gelmiş.
Minik tavşan şaşkınlıkla anlatmaya başlamış:
“Benim rüyam hiç korkutucu değildi! Rüyamda kocaman bir kuş beni sırtına almış, gökyüzünde uçuyorduk, ormanların ve dağların üzerinden geçtik. Harika bir macera yaşadım!”
Tilki ise söylenmiş:
“Benim rüyam hiç de rahatlatıcı sayılmaz. Bir sürü arı peşime takılmıştı, durmadan koşuyordum, tam kurtulduğumu sanarken kafamı soktular!”
Boncuk Kedi başını kaşımış.
“Sanırım şişeleri karıştırdım.”
Bunun üzerine tilkiyle minik tavşan şişeleri değiştirmiş ve evlerine dönmüş.
Ama ertesi gün yine dükkânın kapısında belirmişler.
Tilki bu kez daha da dertli görünüyormuş:
“Rüyamda dev bir kartal peşime düştü!”
Minik tavşan da üzgün bir sesle:
“Ben hiç rüya görmedim.” demiş.
Boncuk Kedi şaşkınlık içinde düşünmeye başlamış.
Tam o sırada sincap kapıdan içeri girmiş. Yüzü neşeyle parlıyormuş.
“Ben yine o eğlenceli rüyadan istiyorum! Dün bulutların üzerinde salıncak kurdum!”
Kedi Boncuk o anda bir şey fark etmiş.
“Demek ki rüyalar sadece şişelerin içindeki iksirle olmuyor… hayal gücüyle beraber tam etkisini gösteriyor!”
Bunun üzerine dükkânın düzenini değiştirmeye karar vermiş.
Artık rüya satın almak isteyenler, Rüya Dükkânı’na gelip hayallerini anlatırmış. Sonra Kedi Boncuk onların hayallerini şişedeki iksire kattıktan sonra onlara veriyormuş. Böylece tam istedikleri rüyaları görebilmişler.
Ve rüyalar git gide birbirinden eğlenceli olmaya başlamış:
Tilki bir gece bulutlardan yapılmış bir kalede kral olduğunu görmüş.
Minik tavşan uzaya giden dev bir balon icat etmiş.
Sincap ise dondurma ağaçlarının yetiştiği bir bahçede piknik yapmış.
Her gece rüyalarında yepyeni maceralar yaşamışlar. Sabahlarıysa, Rüya dükkanı‘nda bu tuhaf ve eğlenceli rüyalarını birbirilerine anlatmışlar.

Henüz yorum yok